Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7633 0,14%
EURO
55,8788 0,29%
GRAM ALTIN
6.379,04 -0,09%
BITCOIN
79.893,00 -0,61%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,29 0,16%
GBP/TRY
66,6594 0,16%
EUR/USD
1,1219 0,15%
BRENT PETROL
110,55 -1,46%
ÇEYREK ALTIN
10.429,73 -0,09%

‘Yolsuzluğun olmadığı yerde ekonomi gelişir’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç
HABER MERKEZİ

Adalet Bakanı Tunç, bugün geldiği Afyon’da iki önemli toplantıya katıldı. Kanun Yolu Uygulamaları Konferansının açılışında konuştuktan ​sonra Afyon Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda Afyonkarahisar İş Dünyası Buluşmalarına katılan Bakan Tunç: “Yolsuzlukların olmadığı yerde ekonomi gelişir. Tüyü bitmedik yetimin hakkını korumak gerekir. Adalet gecikmesizin tecelli ederse iş dünyamızın sorunları önemli ölçüde giderilmiş olur”

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bugün Afyonkarahisarlı iş insanlarıyla bir araya geldi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Kanun Yolu Uygulamaları Konferansının açılışında konuştuktan ​sonra Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Konferans Salonu’nda ‘Afyonkarahisar İş Dünyası Buluşmalarına’ katılan Bakan Tunç, AK Parti iktidarında pek çok ekonomik yasal düzenleme yapıldığını belirterek, bu düzenlemelerin ticari hayata olumlu katkı verdiğine dikkat çekti. Toplantıya AK Parti Afyon milletvekilleri Ali Özkaya ile İbrahim Yurdunuseven’in yanı sıra ATSO’ya üye iş insanlarından bazıları katıldı. "Afyonkarahisar'da bulunmaktan, sizlerle bir araya gelmekten duyduğum memnuniyeti belirtmek istiyorum. Afyonkarahisar çok önemli bir şehrimiz. Afyonkarahisar milli mücadelenin, zaferin şehri. Aynı zamanda da turizmin, tarım sürekli ilerlediği, termalin başkenti ve Anadolu'nun kavşak noktası. Sürekli gelişen konumuyla da bizleri gururlandıran bir şehir" diyen Bakan Tunç, iş dünyasının hukukla, yargıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi.

'İŞ DÜNYASI BULUŞMALARINI ÖNEMSİYORUZ'

Tunç, şöyle devam etti: "Odalar ve Borsalar Birliği ile yaptığımız çalışmalar var. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile ilgili yürüttüğümüz projeler var, sempozyumlar var. İl ziyaretlerimizle genellikle Ticaret ve Sanayi Odalarımıza uğramaya çalışıyoruz. Çünkü ticaret ve iş dünyamızın özellikle yargının işleyişi ile ilgili mutlaka sormak istedikleri, yerelden bize aktaracakları konular oluyor. O yüzden iş dünyası buluşmalarını önemsiyoruz. Özellikle Hukuk İşleri Genel Müdürlüğümüz bu noktada sürekli iş dünyasıyla, Odalar ve Borsalar Birliğimizle, arabulucularla ve tahkim müesseseleriyle sürekli irtibat halindeler. Bu anlamda  yapılabilecek ne varsa, özellik iş dünyamızın önünü açmaya yönelik hukuk ve yargı alanında her zaman hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulumuz var. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında belli aralıklarla toplanıyoruz. O kurulda Adalet Bakanı olarak daimi üyesiyim. Yani yatırımcıların içerisinde, özellikle onları dinleyen ve onların yargısal anlamda talep ettikleri hususlarla ilgili istişarenin çok önemli olduğunu belirtmek istiyorum."

'OSB'LERİN FABRİKALARLA DOLDURULMASI ORTAYA ÇIKAN GÜVEN ORTAMI SAYESİNDEDİR'

Türkiye'nin son 23 yılda yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı anlamında, hukuk devletinin tahkimi anlamında gerçekleştirdiği reformlar sayesinde iş dünyasının ekonomik alanında önemli ilerlemeler sağlandığını aktaran Tunç, "Bunu sözle söylemiyoruz, rakamlar ortaya koyuyor. Sayın Başkanımız sadece Afyon'daki ilerlemeleri, birinciliklerini saydı. Özellikle mermer ve tarım alanında güzel çalışmalar ve ihracat noktasında 427 milyon doları aştığından bahsetti. Yani 23 yıl öncesi ile bugünü kıyasladığımızda gerek il bazında gerekse ülke genelinde böyle bir tabloya baktığımızda Türkiye'nin ekonomideki ilerlemesi, iş dünyasındaki yatırım ortamının iyileşmesi ve OSB'lerin fabrikalarla doldurulması ortaya çıkan güven ortamı sayesindedir" şeklinde konuştu.

'23 YILDA TEMEL KANUNLARIMIZIN TAMAMINI YENİLEDİK'

Hukuk güvenliğinde öngörülebilirliğin çok önemli olduğunun altını çizen Tunç, "'Hukukun üstünlüğü esas alan, öngörülebilir ve gecikmeyen bir yargı sistemi' vizyonuyla hazırladığımız ve 264 hedefi içeren, önümüzdeki 4 yılı planladığımız 4. Yargı Reformu Strateji Belgemiz var. Orada da ekonomi ile ilgili iş dünyasını ilgilendiren, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik, yargı süreçlerini sadeleştirmeye ve sonuçlanmasını sağlamaya yönelik önemli hedefler var. Bugüne kadar 23 yılda temel kanunlarımızın tamamını yeniledik. Başta ticaret kanunlarımız, borçlar kanunlarımız, ceza mevzuatımız yenilendi. 80 yıldan bu yana çeviri olan kanunlarımız, başka ülkelerden çevirdiğimiz kanunların yerine kendi milli kanunlarımızı yaptık. Meclisimizin hazırladığı, akademisyenlerimizin emek sarf ettiği  bu kanunları yürürlüğe koyduk" ifadelerini kullandı.

'BİZİM REFORMUMUZ BİTMEZ'

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yaptığı kapsamlı değerlendirmenin devamında şunları söyledi: "Toplum sürekli gelişiyor, değişiyor. Ticaret hareketleniyor, iş ilişkileri çeşitleniyor. Farkı sorunlar ortaya çıkıyor. Bu kanunlarda yine değişiklik ihtiyacı oluyor. Ceza mevzuatında dijitalleşme, sanal dünya, internet tipleri ortaya çıkıyor. Bu anlamda da kanunlarda yenilenme ihtiyacı oluşuyor. O nedenle mecliste yargı reformlarını gündeme getirdiğimizde şöyle bir eleştiriyle karşı karşıya kaldık. '23 yıldan beri reform yapıyorsunuz, hala reform yapıyorsunuz, bitmedi mi?' şeklinde eleştirilerde karşı karşıya kalıyoruz. Bu eleştirile doğru değil. Bizim reformumuz bitmez. Sürekli yenilenme, sürekli yeni ihtiyaçlara mevzuatımızı uyarlama ve uygulamadaki ortaya çıkan sorunları süratle giderme noktasında sürekli reform yapma ihtiyacı hissediyoruz.

'NEREDE BİR HUKUK GÜVENLİĞİ VARSA ORADA YATIRIM ORTAMI VARDIR'

Hukuk ve ekonomi at başı giden iki kavram. Demokrasi ile iktisat birbirinden ayrılamaz. Nerede bir hukuk güvenliği varsa orada yatırım ortamı vardır. Yatırımcı karşılaşacağı bir uyuşmazlıkta benim başvurabileceğim, güvenebileceğim bir yargı sistemi vardır der ve o nedenle hukuk düzeninin, yargının işleyişi iş dünyası için, yatırım yapacak kişiler için çok önemlidir. Bu anlamda yatırımcının güven içerisinde yatırımını yapabilmesi o ülkedeki demokrasinin işleyişi, yüksek standartlı bir demokrasiye sahip olup olmaması, tüm bunlar doğrudan orantılıdır. O nedenle biz 23 yıldan bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, doksanlı yılların adaletsizliklerinden sonra, Türkiye'de sistemin adaletli bir şekilde işleyebilmesi için yola çıktık. İkinci ismimiz de kalkınma. Dolayısıyla adalet ve kalkınmayı birbirinden ayıramayız. Bu anlamda gerçekleştirdiğimiz yasal düzenlemeler, gerek anayasada gerçekleştirdiğimiz reformlarla Türkiye'yi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturmanın mücadelesini yaptık.

'KARANLIK GİRİŞİMLERİN BU ÜLKEDE OLMAMASI İÇİN

ÖNEMLİ YASAL DÜZENLEMELERİ HAYATA GEÇİRDİK'

Bunu yaparken çok engellemelerle karşılaştık. Bunun en yakın şahidi iş dünyamız. Parti kapatma davaları, sokak olayları, gezi olaylar, 17-25 emniyet yargı darbe girişim, terör ortamı. Yani bir kaos ortamına sürüklemeye çalıştılar ülkemizi ve durmadılar. 15 Temmuz 2016'da hain bir darbe karşılaşmasıyla karşılaştık. Milletimizin şanlı direnişiyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle o zorlukları, karanlık tabloları aydınlığa çevirmeyi başardık. Gerçekleştirdiğimiz reformlarla bir daha o tür karanlık girişimlerin bu ülkede olmaması için önemli yasal düzenlemeleri ve anayasal değişiklikleri hayata geçirdik.

'YENİ ANAYASAYA HEDEFİMİZ HER ZAMAN VAR'

Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Kadınlarımızın ve çocuklarımızın korunması, onlara pozitif ayrımcılık düzenlemelerine yer verdik. Hak arama yollarını artırdık. Özel hayatın korunması ile ilgili olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulu gibi vatandaşlarımızın yargıya başvurmadan idareyle ilgili bir problemlerini daha hızlı çözebilmesi anlamında Kamu Denetçiliğinin kurulması gibi birçok yapısal dönüşümü sağladık. Hakimler Savcılar Kurulunun, Anayasa Mahkemesinin yapısını, demokratik hukuk devleti ilkesini uygun hale getirdik. Askeri yargıyı kaldırdık. Anayasamızda sıkı yönetim ile ilgili maddeleri kaldırdık. Darbecilerin yargılanamayacağına dair maddeler vardı. Bunlar hep bizim milletimizin onayıyla değişen ve Anayasadaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik çabalardır. Biz bununla da yetinmiyoruz. Yeni Anayasaya hedefimiz, demokratik Anayasa hedefimiz her zaman var. Partimizin kurulduğu günden bu yana parti programlarıyla, seçim beyannameleriyle, hükümet programlarında yeni Anayasa hedefi vardır.

'TÜRKİYE YÜZYILI’NI TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE İNŞA EDECEĞİZ'

Türkiye Yüzyılı’nı inşallah hem terörsüz Türkiye ile inşa edeceğiz hem de daha huzurlu bir geleceğe adım atacağız. Türkiye Yüzyılı’nın başında darbecilerin yazdığı bir anayasa ile değil; milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan, demokratik, sivil, katılımcı, herkesin içinde kendini bulduğu adeta bir toplum sözleşmesi niteliğinde bir anayasayı da inşallah Meclis’te bir uzlaşma sağlanırsa gerçekleştirmek istiyoruz. Elbette bugüne kadar anayasada gerçekleştirdiğimiz onca reformu ve değişikliği yeterli göremeyiz. Biz sivil bir anayasa ile darbe anayasasını geride bırakmış, milletimize olan borcumuzu ödemiş bir iktidar ve Meclis olarak yolumuza devam etmek istiyoruz.

'ÜRETEN BİR TÜRKİYE HALİNE GELDİK'

Bu süreçte yapılan düzenlemelerin, gerek anayasadaki reformların gerekse kanunlarımızda gerçekleştirilen yasal düzenlemelerin önemli olan kısmı hayata geçmesi ve uygulamaya yansımasıdır. Uygulamaya yansıyıp yansımadığını nasıl ölçebiliriz? Ticari hayatın nereye geldiğine bakarak ölçebiliriz. 36 milyar dolar ihracatı olan bir Türkiye’den bugün 270 milyar doların üzerinde mal ihracatı yapan; hizmet ihracatıyla birlikte 373 milyar doları aşan bir ülke konumuna geldik. 36 milyar dolar nerede, 373 milyar dolar nerede? Arada çok büyük bir fark var. Yani üreten bir Türkiye haline geldik.

'HUKUK GÜVENLİĞİNİN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMIN GELMESİ MÜMKÜN OLABİLİR Mİ?'

Bazen muhalefet 'Fabrikaları sattınız' diyor. Oysa organize sanayi bölgelerine baktığımızda, 23 yıl önce birçok ilimizde boş alanlar vardı. Bugün birincisi yetmedi, ikincisi, üçüncüsü, dördüncüsü kuruldu; bazı illerimizde beşinci OSB’ye geçildi. OSB’ler fabrikalarla doldukça bu ihracat rakamları 36 milyar dolardan 373 milyar dolara çıktı. Zaman zaman 'Hukuk güvenliği yok, o nedenle yabancı yatırımcı gelmiyor' şeklinde eleştirilerle karşılaşıyoruz. Böyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak rakamlara bakalım. 2002 yılına kadar, yani yaklaşık 80 yılda Türkiye’ye gelen toplam doğrudan yabancı sermaye 15 milyar dolardı. Son 23 yılda gelen doğrudan yabancı sermaye ise 286 milyar dolar oldu. Hukuk güvenliğinin olmadığı bir ülkede bu kadar yüksek miktarda doğrudan yabancı yatırımın gelmesi mümkün olabilir mi? Elbette olmaz. 80 yılda 15 milyar dolar, son 23 yılda 286 milyar dolar. Bu gösterge bile Türkiye’de yabancı sermayenin hukuk güvenliği gördüğünün bir kanıtıdır.

'YATIRIMCIYI ÜRKÜTMENİN, KORKUTMANIN KİMSEYE FAYDASI YOKTUR'

Şirket sayılarına baktığımızda da tablo nettir. 2002 yılında Türkiye’de toplam 95 bin 314 şirket varken, bugün bu sayı 2 milyon 600 bine ulaşmıştır. Yabancı sermayeli şirket sayısı ise 2002’de yaklaşık 5 bin civarındayken bugün 93 bini aşmıştır. 5 binden 93 bine çıkan yabancı sermayeli şirket sayısı, Türkiye’de hukuk güvenliğinin bulunduğunu göstermektedir. Yatırımcıyı ürkütmenin, korkutmanın kimseye faydası yoktur. Bindiği dalı kesen bir siyaset anlayışının kimseye kazancı olmaz. Türkiye’de hukuk güvenliği vardır ve yabancı sermaye de bunu görerek yatırım yapmaya devam etmektedir."

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?