Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7476 0,11%
EURO
55,8158 0,18%
GRAM ALTIN
6.386,12 0,02%
BITCOIN
80.369,00 -0,02%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,17 0,02%
GBP/TRY
66,5519 0,00%
EUR/USD
1,1211 0,08%
BRENT PETROL
110,66 -1,34%
ÇEYREK ALTIN
10.441,31 0,02%

Türkiye nüfusunun yüzde 75’i aktif fay hatlarında!

Süleyman Gücek
HABER MERKEZİ

AKÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Gücek, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü yaklaşırken katıldığı 'Karma Dosya' programında, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirterek, nüfusun yüzde 75’inin aktif fay hatları üzerinde yaşadığına dikkat çekti.

Yapı hasarlarının temel nedeninin yanlış zemin ve hatalı tasarım olduğunu vurgulayan Gücek, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen yapıların büyük risk taşıdığını, can kayıplarının çoğunun bu binalarda yaşandığını söyledi. Gücek, çözümün 'doğru zemine doğru yapıyı' inşa etmekten geçtiğini söyledi. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Gücek, Afyonşehir'de yayımlanan, moderatörlüğünü Havva Satılmış’ın yaptığı 'Karma Dosya' programında 6 Şubat depremleri ve yapı güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünün yaklaştığını hatırlatan Gücek, "Bu vesileyle hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Hâlâ bölgede görüştüğümüz birçok arkadaşımız var. Oradaki insanların psikolojisi ne yazık ki henüz atlatılabilmiş değil" dedi.

'YAPILMASI GEREKEN BİLİNÇLENMEK VE TEDBİR ALMAKTIR'

Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Gücek, "Nüfusumuza baktığımızda ne yazık ki yüzde 75’inin aktif fay hatları üzerinde yaşadığını görüyoruz. Milyonlarca yıldır devam eden depremler var ve bundan kaçmamız mümkün değil. Yapılması gereken bilinçlenmek ve tedbir almaktır" şeklinde konuştu.

'DOĞRU OLAN, DOĞRU ZEMİNE DOĞRU YAPININ YAPILMASIDIR'

Yapı hasarlarının nedenlerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Gücek, "Yapının tasarımından kaynaklı ciddi sorunlarımız var. Özellikle öne çıkan konulardan biri zemin yanlışlığı. Ancak zemin tek başına yeterli değil. Zemin kötü olabilir ama yapı kusursuzsa bu da doğru değil. Doğru olan, doğru zemine doğru yapının yapılmasıdır" ifadelerini kullandı.

'2000 ÖNCESI YAPILAR BÜYÜK RİSK TAŞIYOR'

Depremlerdeki can kayıplarına dikkat çeken Gücek, "Bu durum yalnızca deprem bölgesinin problemi değil. 2000 yılı öncesi yapılan yapılar çok büyük hasar gördü. Can kayıplarının çoğu da bu yapılarda yaşandı" dedi. Yapıların malzeme ve kullanım ömrüne vurgu yapan Gücek, şöyle devam etti: "Her yapının bir kullanım ömrü vardır. Hangi zemine, hangi yapıyı yaptığınız çok önemlidir. Teknolojinin kısıtlı olduğu dönemlerde dahi, doğru zeminde doğru yapının ayakta kaldığını görüyoruz. Ayasofya bunun en önemli örneklerinden biridir."

'YAPI DENETİMİ UYGULAMASI, 2011'DEN İTİBAREN ZORUNLU HALE GELDİ'

Deprem istatistiklerine de değinen Gücek, "Deprem anında yıkılan yaklaşık 40 bin bina söz konusu. Bunların yüzde 80’inin 2000 yılı öncesinde yapılan yapılar olduğunu biliyoruz" diye konuştu. Yapı denetim sürecine ilişkin bilgi veren Gücek, "2002 yılında 19 ilde başlayan yapı denetimi uygulaması, 2011 yılından itibaren Türkiye genelinde zorunlu hale geldi" açıklamasında bulundu.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?