Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7476 0,11%
EURO
55,8158 0,18%
GRAM ALTIN
6.386,12 0,02%
BITCOIN
80.369,00 -0,02%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,17 0,02%
GBP/TRY
66,5519 0,00%
EUR/USD
1,1211 0,08%
BRENT PETROL
110,66 -1,34%
ÇEYREK ALTIN
10.441,31 0,02%
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!

Sinüzit ve yüz felci hakkındaki doğru bilinen yanlışlar!

Uzmanlar, nesilden nesile aktarılan birçok sağlık inanışının bilimsel verilerle örtüşmediğine dikkat çekiyor. KBB Uzmanı Rahimi, ‘ıslak saçla uyumanın sinüzite neden olduğu’ düşüncesinin bilimsel bir karşılığı olmadığını, sinüzitin çoğunlukla nezle ve grip gibi viral enfeksiyonlar sonucu geliştiğini belirtiyor. Yüz felcinin ise halk arasında yanlış yorumlanan bir diğer sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Rahimi, çoğu vakanın kendiliğinden iyileşse de erken tanı ve tedaviye başlanmadığında kalıcı yüz asimetrisi ve ciddi komplikasyonların ortaya çıkabileceğini ifade ediyor.

Bir başlık ekleyin (91)
HABER MERKEZİ

Toplumda nesilden nesile aktarılan birçok sağlık inanışı olduğunu belirten uzmanlar, bu inanışların çok büyük bir kısmının bilimsel verilerle örtüşmediğini söylüyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, toplumda yaygın olan sağlıkla ilgili inanışların bilimsel karşılığını, sinüzit ve yüz felci örnekleri üzerinden değerlendirdi. Islak saçla uyumanın sinüzite yol açtığı düşüncesinin bu inanışlar arasında olduğunu aktaran Rahimi, "Sinüzit, genellikle nezle ve grip enfeksiyonları sırasında virüslerin sinüs boşlukları içinde iltihap oluşturmasıyla meydana gelir. Bu durumun saç telleriyle ya da saçın ıslak olmasıyla ilişkili olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel çalışma bulunmaz" dedi. Yüz felcinin ise sık yanlış anlaşılan bir başka sağlık sorunu olarak öne çıktığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, çoğunlukla kendiliğinden iyileşse de kalıcı yüz felci ve diğer komplikasyonlara karşı erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığının altını çizdi.

'NESİLDEN NESİLE AKTARILAN BAZI İNANIŞLAR, SORGULANMADAN DOĞRU KABUL EDİLEBİLİYOR'

Toplumda nesilden nesile aktarılan bazı inanışların, çoğu zaman bilimsel dayanağı olup olmadığı sorgulanmadan doğru kabul edildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, "Günlük yaşamda sıkça duyduğumuz bu ifadeler, özellikle soğuk algınlığı, enfeksiyonlar ve sinir sistemi hastalıklarıyla ilişkilendirilir" diye konuştu. Türk kültüründe yerleşmiş olan inanışlardan örnekler veren Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, "En çok duyduklarımız ‘dondurma yersen bademcik iltihabı olursun’, ‘çıplak ayakla taşa basma böbreklerini üşütürsün’, ‘taşa oturma bağırsaklarını üşütürsün’, ‘boynuna atkı sar boğazın şişmesin’ ve özellikle soğuk havalarda çok sık duyduğumuz ‘ıslak saçla yatarsan sinüzit olursun’ deyimleridir. Bu ifadelerin hiçbirinin tıpta ispatlanmış bir çalışması yoktur" açıklamasını yaptı.

'SİNÜZİTİN SAÇIN ISLAK KALMASIYLA İLİŞKİLİ OLDUĞUNU GÖSTEREN BİLİMSEL ÇALIŞMA YOK'

Sinüzitin, genellikle nezle ve grip enfeksiyonları sırasında virüslerin sinüs boşlukları içinde iltihap oluşturmasıyla meydana geldiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, "Bu durumun saç telleriyle ya da saçın ıslak olmasıyla ilişkili olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel çalışma bulunmaz" dedi. Saç derisi ile nazal mukozanın anatomik olarak birbirinden oldukça uzak bölgelerde yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, "Ayrıca bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan bir etkileşim söz konusu değildir. Buna rağmen, bireylerin kendilerini koruma konusunda azami dikkat göstermeleri elbette önemlidir. Her ne kadar ıslak saçla uyumanın sinüzite yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmamış olsa da, konfor, genel hijyen ve vücut direncinin korunması açısından ıslak saçla uyumamak daha sağlıklı bir tercih olabilir" ifadelerini kullandı.

'YÜZ FELCİ, YÜZ SİNİRİNDEKİ İLETİM BOZUKLUĞUYLA GELİŞİR'

Günlük hayatta sıkça yanlış yorumlanan bir diğer durumun ise yüz felci olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, "Yüz felci, yüz kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin iletiminin durması ve bu nedenle mimik kaslarının çalışamaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır" dedi. Yüz sinirinin motor dallarının beyinden çıktıktan sonra kulak kemiği olarak bilinen temporal kemik içinde dar bir kanaldan ilerlediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Rahimi şunları söyledi: "Bu kanaldan çıktıktan sonra yanaktaki tükürük bezesinin içine girer ve çeşitli dallara ayrılarak yüzümüzdeki mimikleri oluşturan kasları hareket ettirir. Özellikle bu dar kemik kanal içinden geçerken sinirde herhangi bir ödem oluşması durumunda sinir iletimi bozulur ve kaslar görevini yapamaz. Bu tabloya yüz felci adı verilir. Bunun yanı sıra, tükürük bezi ameliyatları, çeşitli kafa travmaları ya da cerrahi kesiler sırasında sinirin bazı bölümleri zarar görebilir. Bu gibi durumlarda da sinir iletimi durur, ilgili bölgede mimik kasları çalışmaz ve yüz hareketlerinde belirgin bir asimetri oluşur."

'YÜZ FELCİYLE KARŞILAŞILDIĞINDA ZAMAN KAYBETMEDEN BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMALI'

Yüz felçleri içinde en sık karşılaşılan tablonun, Bell’s palsi olarak adlandırılan ve kemik içindeki ödeme bağlı olarak gelişen felç olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, "Bu tür yüz felçleri büyük oranda kendiliğinden düzelir" şeklinde konuştu. Ancak düşük bir ihtimal de olsa, iyileşmenin gerçekleşmediği durumlar da olabileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, "Kalıcı yüz felci gelişebilir. Bu durumda yüzde asimetri ve estetik açıdan şekil bozuklukları ortaya çıkar. Yüz felciyle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması son derece önemlidir. İlk olarak yapılması gereken, felcin santral mi (beyin kaynaklı) yoksa periferik mi (sinir trasesi boyunca) geliştiğinin ayırt edilmesidir. Bu ayrım tedavi yaklaşımını doğrudan belirler. Ardından, aynı tarafta kulak enfeksiyonu, kolesteatoma, temporal kemik fraktürü ya da tükürük bezine ait kitle veya cerrahi öykü olup olmadığı değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.

'TEDAVİYE ERKEN BAŞLAMAK BAŞARI ORANINI HER ZAMAN ARTIRIR'

Göz kapağını kapatan kasları uyaran sinirin de fasiyal sinirin dallarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, "Yüz felcinde gözün kapanamaması, göz kuruluğu ve enfeksiyon riskini artırdığı için ayrıca önem taşır" dedi. Tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmasının başarı oranını her zaman artırdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Rahimi, sözlerini şöyle tamamladı: "Tedavi sürecinde ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları, masaj, sıcak uygulamalar ve destekleyici yöntemler birlikte kullanılabilir. Bazı durumlarda herpes zoster virüsü, kulak çevresinde döküntülerle birlikte işitme kaybı, kulak çınlaması ve yüz felcini aynı anda ortaya çıkarabilir. Bu tabloda kalıcı hasar riski daha yüksek olduğu için ek ve daha yoğun tedavi yöntemlerine başvurulması gerekir."

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?