Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7633 0,14%
EURO
55,8788 0,29%
GRAM ALTIN
6.379,04 -0,09%
BITCOIN
79.893,00 -0,61%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,29 0,16%
GBP/TRY
66,6594 0,16%
EUR/USD
1,1219 0,15%
BRENT PETROL
110,55 -1,46%
ÇEYREK ALTIN
10.429,73 -0,09%
  • ANASAYFA
  • SAĞLIK
  • ‘İnternetten ilaç olmaz, sağlığınızı tehlikeye atmayın’

‘İnternetten ilaç olmaz, sağlığınızı tehlikeye atmayın’

Hakan Demir
HABER MERKEZİ

Afyonşehir’e konuk olan Eczacılar Odası Başkanı Hakan Demir, "İnternette satılan ürünlerin yüzde 70’i ya sahte ya da etkisiz. Bu çok ciddi bir oran. 100 liralık paranın sahtesi yapılıyorsa, 500 liralık ilacın neden yapılmasın? Vatandaşlarımızı uyarıyoruz: İlacı sadece eczaneden alın" açıklamasında bulundu.

Afyonkarahisar Eczacılar Odası Başkanı Hakan Demir, 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü dolayısıyla Afyonşehir'e konuk oldu. 25 yıllık meslek hayatıyla eczacılığın dönüşümüne birebir tanıklık eden Demir, hem mesleğin sorunlarını hem de toplum sağlığına katkılarını paylaştı. Türkiye'de eczacıların yılda iki kez kutlandığını dile getiren Demir, "14 Mayıs, Osmanlı döneminde Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de eczacılık eğitiminin başlamasının yıl dönümü olarak kabul ediliyor. 25 Eylül ise, Dünya Eczacılık Federasyonu'nun (FIP) kuruluş yıl dönümünden hareketle, uluslararası düzeyde kutlanan bir gün. Bu günlerde hem meslektaşlarımıza hem vatandaşlarımıza, yaptığımız işin ne kadar hayati olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Eczacılık sadece ilaç vermek değil, sağlık danışmanlığı da demektir" diye konuştu. Mesleğin en büyük sorununun kontrolsüzce açılan eczacılık fakülteleri olduğunu söyleyen Demir, Türkiye'de eczacı sayısının arttığını, serbest eczacılıktaki sınırlamaların yeni mezunları zorladığını dile getirdi. Demir, "Her yıl mezun olan yüzlerce genç eczacı, kısıtlı alanlara yönelmek zorunda kalıyor. İstihdam sorunu büyüyor. Bu sadece eczacılık değil, tüm sağlık meslekleri için geçerli" ifadelerini kullandı.

 

'GURBETÇİLERİMİZ BİLE BURADAN İLAÇ

ALIYOR, ÇÜNKÜ AVRUPA’DA ÇOK PAHALI'

İlaç bulunmaması sorununu 'ilaç kıtlığı' olarak değil, 'ilaç adaletsizliği' olarak tanımlayan Demir, şöyle devam etti: "İlaçlar aslında var ama yeterli miktarda temin edilemiyor. Üreticiler Türkiye’ye sınırlı ürün gönderiyor çünkü Avrupa'ya göre burada ilaç fiyatları düşük. Oysa gurbetçilerimiz bile buradan ilaç alıyor, çünkü Avrupa’da çok pahalı." E-reçete sistemine de sıcak baktığını dile getiren Demir, bu dijital dönüşümün hem hata payını azalttığını hem de işlem hızını artırdığını şu şekilde belirtti: "Artık ilacı karıştırma ihtimali yok. Sistem reçetede olmayan ilacı vermemize izin vermiyor. Özellikle nöbetlerde büyük kolaylık sağlıyor."

 '24 SAAT AÇIK ECZANE BEKLENTİSİ GERÇEKÇİ DEĞİL'

Sosyal medyada sıkça gündeme gelen nöbet sistemine yönelik eleştiriler hakkında konuşan Demir, vatandaşın beklentisinin yüksek olduğunu ama şartların belli olduğunu vurguladı: "Afyon’u üç bölgeye ayırarak nöbet planlaması yapıyoruz. Bazen iki eczane birbirine yakın oluyor, bazen uzak. Ama 24 saat açık kalmak mümkün değil. Bizim de mesai sonrası yaşama hakkımız var." Avrupa'daki birçok ülkede eczacılar aşı uyguluyor, hastalık takibi yapıyor. Türkiye’de ise bu alanlar hâlâ sınırlı. Demir, eczacıların sağlık sistemine daha aktif katılmasını gerektiğini savunarak, "Aşı yapma yetkimiz yok. Ama birinci basamak sağlık kuruluşu olarak tanımlanıyoruz. Çelişki burada başlıyor. Oysa biz hastayla ilk temas kuran sağlık personeliyiz. Boy-kilo takibi, şeker ve tansiyon ölçümü, aşı… Bunları rahatlıkla yapabiliriz" şeklinde konuştu.

DEMİR: İLACI SADECE ECZANEDEN ALIN

Demir, özellikle pandemi sonrası artan online ilaç ve gıda takviyesi satışlarının ciddi tehlike oluşturduğunu kaydederek, "İnternette satılan ürünlerin yüzde 70’i ya sahte ya da etkisiz. Bu çok ciddi bir oran. 100 liralık paranın sahtesi yapılıyorsa, 500 liralık ilacın neden yapılmasın? Vatandaşlarımızı uyarıyoruz: İlacı sadece eczaneden alın" açıklamasında bulundu.

‘BİZ KENDİMİZİ SÜREKLİ GELİŞTİRİYORUZ’

Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte bitki çaylarına ilgi artıyor. Demir, bu ürünlerin de gelişigüzel tüketilmemesi gerektiğini belirtti. Demir, "Bitki deyip geçmeyin. Etken maddeler içeriyorlar. Fazla tüketim ya da ilaçlarla etkileşim ciddi sorunlara yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar mutlaka eczacı danışmanlığı alsın" dedi. Toplumun eczacıları sadece ilaç satan kişiler olarak görmesinden yakınan Demir, eczanelerin aslında birer danışma merkezi olduğunu şu şekilde vurguladı: "Vatandaşlarımız bize her konuda danışabilir. Magnezyumdan Omega-3’e kadar birçok gıda takviyesi konusunda bilgi sahibiyiz. Biz kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Meslek içi eğitim programlarımız sürekli devam ediyor."

 'YENİ BİR ODA BİNASI YAPIYORUZ'

Demir, genç meslektaşlarına sadece eczane açmak değil, topluma katkı sağlayacak projeler geliştirmeleri çağrısında bulundu: "Bir ilaç bulun, bir hastalığın çaresini siz geliştirin. Misyonunuz ve vizyonunuz olsun. Eczacılık sadece bir meslek değil, topluma hizmet etme yoludur." Hafta sonu gerçekleşecek olan Eczacılar Odası Genel Kurulu’na da değinen Demir, mevcut başkanlık görevine devam etmeyi planladığını ifade etti. Oda olarak yeni projeleri olduğunu da şu şekilde belirtti: "Yeni bir oda binası yapıyoruz. Depreme dayanıklı olacak şekilde planladık. Bahçesine bir afet eczanesi konteyneri kuracağız. Afet anında halkımıza sağlık hizmeti sunabilecek bir merkez olacak." Vatandaşlara bir kez daha seslenen Demir, şu uyarıyı yaptı: "İnternetten ilaç almayın. Gıda takviyesi almayın. Bitki çaylarını bilinçsiz kullanmayın. Eczacınız size en yakın sağlık danışmanıdır. Sağlıklı kalmanın yolu doğru bilgiyle başlar.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?