Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7619 0,14%
EURO
55,8597 0,26%
GRAM ALTIN
6.387,82 0,05%
BITCOIN
80.261,00 -0,15%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,57 0,47%
GBP/TRY
66,6294 0,12%
EUR/USD
1,1217 0,13%
BRENT PETROL
110,69 -1,34%
ÇEYREK ALTIN
10.444,09 0,05%
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • İklim Değişikliği Kanunu’nun İş Dünyasına Etkileri ATSO’da ele alındı

İklim Değişikliği Kanunu’nun İş Dünyasına Etkileri ATSO’da ele alındı

Adsız tasarım_20260213_194325_0000

AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı ile ATSO ev sahipliğinde düzenlenen “İklim Değişikliği Kanunu’nun İş Dünyasına Etkileri” programı gerçekleştirildi.

Programa, AK Parti İstanbul Milletvekili Oğuz Üçüncü katıldı. Toplantıda ayrıca AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Siper, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, ATSO Meclis Başkanı Ali Çelikten ile AK Parti Afyonkarahisar heyeti yer aldı.
Programda iklim değişikliği kanununun iş dünyasına etkileri ve uygulama süreçleri değerlendirildi.

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, İklim Kanunu’nun sanayiciler için bir fırsat olduğunu belirtti.
‘BU SÜRECİN DIŞINDA KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR’
İklim Kanunu’nun sadece çevresel bir mesele olmadığını, ticaret dünyasını doğrudan etkileyen hukuki bir altyapı süreci olduğunu vurgulayan AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Oğuz Üçüncü, meclis çalışmalarında bu yasa ile ilgili toplumda ‘dijital kölelik’ veya ‘yapay et’ gibi komplo teorileri üzerinden ciddi bir dirençle karşılaştıklarının altını çizdi. Üçüncü, “İklim değişikliği, kış ve yaz döngülerinin bozulması ve su stresinin artmasıyla kendini somut bir şekilde hissettiren bilimsel bir gerçektir. Türkiye olarak küresel emisyonun çok küçük bir kısmından sorumlu olmamıza ve asıl kirleticiler Çin gibi dev ekonomiler olmasına rağmen, bu sürecin dışında kalmamız mümkün değildir” şeklinde konuştu.
TEMEL HEDEFİMİZ, 2035 YILINA KADAR EMİSYON ARTIŞINI YÜZDE 45 ORANINDA AZALTMAK
Temel hedeflerinin 2035 yılına kadar emisyon artışını yüzde 45 oranında azaltmak, 2053 yılında ‘Net Sıfır’ vizyonuna ulaşmak olduğunu belirten Üçüncü şöyle devam etti: “‘Net Sıfır’ kavramı, üretimin durması değil, salınan sera gazı ile alınan çevresel tedbirlerin birbirini dengelemesi demektir. Buzulların erimesiyle Kuzey Kutbu’nda yeni ticaret yollarının açıldığı ve küresel güçlerin şimdiden pozisyon aldığı bu yeni dünyada, meseleyi sadece yerel bir bakışla değil, bilimsel veriler ve uluslararası ticaret rotaları üzerinden okumak zorundayız” ifadelerini kullandı.
‘ÖNCELİĞİMİZ, KALKINMAMIZIN VE SOSYAL BÜTÜNLÜĞÜMÜZÜN KORUNMASIDIR’
Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’ndaki önceliklerine de değinen Üçüncü, yaptığı değerlendirmenin devamında şunları söyledi: “Paris İklim Anlaşması’na taraf olurken Türkiye Cumhuriyeti olarak en önemli önceliğimiz, kalkınmamızın ve sosyal bütünlüğümüzün korunmasıdır. Eğer iklim maliyetleri fiyatları kontrolsüz şekilde artırır veya toplumsal yapımızı sarsmaya kalkarsa, devletimizin sosyal bütünlüğü her türlü maliyetin üstünde tutma şerhi bulunmaktadır.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?