Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7625 0,14%
EURO
55,8578 0,25%
GRAM ALTIN
6.395,56 0,17%
BITCOIN
80.063,00 -0,40%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,40 0,29%
GBP/TRY
66,6126 0,09%
EUR/USD
1,1217 0,13%
BRENT PETROL
110,70 -1,32%
ÇEYREK ALTIN
10.459,49 0,20%
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • İGM’de orman sınırları ve büyük ova koruma alanları gündeme taşındı

İGM’de orman sınırları ve büyük ova koruma alanları gündeme taşındı

İGM
HABER MERKEZİ

Afyonkarahisar İl Genel Meclisi’nin mart ayı ikinci oturumunda orman sınırı değişiklikleri, akaryakıt zamları ve büyük ova koruma alanlarındaki mülkiyet kısıtlamaları gündeme taşındı. Orman dışına çıkarılan alanların kullanım amacının açıklanmasını ve akaryakıtta vergi indirimi yapılmasını istenirken; tarım arazileri korunurken mülkiyet hakkının da gözetilmesi çağrısı yapıldı.

 

Afyonkarahisar İl Genel Meclisi’nin (İGM) mart ayı toplantılarının ikinci oturumu, İGM Başkanı Mehmet Siper idaresinde gerçekleştirildi. İGM Toplantı Salonu’nda yapılan birleşimde iki gündem dışı olmak üzere toplam altı konu ele alındı. Görüşülen dört gündem maddesi ile iki gündem dışı konu, oy birliğiyle ilgili komisyonlara havale edildi. Toplantıda orman sınırlarının değiştirilmesine ilişkin karar, akaryakıt zamları ve büyük ova koruma alanlarındaki mülkiyet kısıtlamaları gündeme taşındı. Toplantının sonunda gündem dışı söz alan İGM CHP Grup Başkan Vekili ve Dinar Üyesi Nihat Çalışkan, 26 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 21 ili kapsayan orman sınırı değişikliklerine dikkat çekti. Söz konusu iller arasında Afyonkarahisar’ın da yer aldığını belirten Çalışkan, il genelinde hangi alanların orman sınırları dışına çıkarıldığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.

‘ORMANLIK ALANLARIN DIŞINDA TUTULAN YERLER MADEN OCAKLARINA MI, TARIM ARAZİLERİNE Mİ KATILACAK?’

Orman vasfı dışına çıkarılan alanların hangi amaçlarla kullanılacağının açıklığa kavuşturulmasının önemine vurgu yapan Çalışkan, hükümet temsilcilerinden konuya ilişkin net ve şeffaf bir açıklama beklediklerini dile getirdi. Çalışkan, “26 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 21 ili de etkileyen orman sınırlarının değiştirilmesi konulu bir gündem meydana geldi. Bu 21 ilin içinde Afyonkarahisar da var. Afyonkarahisar’da hangi alanlar ve nereler ormanlık alanların dışında tutuluyor, bunları öğrenmemiz gerekiyor. Bu alanlar maden ocaklarına mı, tarım arazilerine mi katılacak, tahsis edilecek? Bu yüzden yeni bir Taşoluk mevzusu yaşanmaması için hükümet yetkililerinin bilgi vermesi gerekiyor. Hükümet yetkililerinden bunu bekliyorum” dedi.

‘HÜKÜMETİN EN AZINDAN KDV VE ÖTV'DE BİR İYİLEŞTİRME YAPMASINI BEKLİYORUZ’

Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Çalışkan, Türkiye’nin çevresinde devam eden savaşların etkisiyle akaryakıt fiyatlarında artış beklentisi olduğunu, litre başına yaklaşık 10 liralık bir zammın gündemde konuşulduğunu belirtti. 6 Şubat 2026 tarihinde yaşanan depreme de atıfta bulunan Çalışkan, ekonomik yükün vatandaş üzerinde ağırlaştığını ifade etti. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin yılda dört kez tahsil edildiğini hatırlatan ve hükümetten akaryakıtta KDV ve ÖTV düzenlemesi yapılmasını talep eden Çalışkan, şunları söyledi: “Basından takip ettiğimiz kadarıyla ülkemizin etrafındaki savaşlardan dolayı ne yazık ki mazot ve benzin fiyatlarında zam olacağı konuşuluyor, litrede yaklaşık 10 lira gibi bir zam geleceği belirtiliyor. 6 Şubat 2026’da bir deprem yaşadık, Allah bir daha göstermesin o günleri bize. Hükümetimiz bizden yılda dört kez motorlu taşıtlar vergisi aldı, halktan bir beklenti içine girdi. Şimdi biz de aynı beklentiyi hükümetten bekliyoruz. En azından KDV ve ÖTV'de bir iyileştirme yapılmasını, hiç olmazsa bu savaş durulana kadar buna bir çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu zamın yarın nakliye ve pazarda çok büyük etkileri oluşacak, insanların alım gücü zatan düşük ve daha da düşecek. Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıyla emeklilerimiz, çiftçilerimiz, işçilerimiz de ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bu sıkıntılara en azından bir nebze faydası olur diye düşünüyorum. Buradan da hükümet temsilcilerine sesleniyorum, bu konuyu milletvekilleriyle ya da hükümet yetkilileriyle görüşerek buna bir çözüm getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

‘TARIM KORUNURKEN MÜLKİYET HAKKI DA GÖZETİLMELİ’

Gündem dışı söz alan İGM MHP Sinanpaşa Üyesi Feyzi Akdeniz ise konuşmasında tarım arazilerinin korunması ile mülkiyet hakkı arasındaki dengeye dikkat çekti. Tarım ve gıda güvenliğinin hem Türkiye hem de Afyonkarahisar için hayati öneme sahip olduğunu belirten Akdeniz, verimli arazilerin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu kaydetti. Ancak sahada yapılan gözlemler doğrultusunda bazı uygulamaların vatandaşlar açısından mağduriyetlere yol açtığını dile getiren Akdeniz, özellikle seçim bölgesi olan Sinanpaşa ve çevresinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında ‘büyük ova koruma alanı’ ilan edilen bölgelerde arazi sahiplerinin ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Akdeniz, söz konusu alanlarda vatandaşların kendi mülkleri üzerinde yatırım yapamadığını, konut veya iş yeri inşa edemediğini ve arazilerini ekonomik anlamda değerlendirmekte zorlandığını belirtti. Bu durumun yalnızca arazi değerlerini düşürmekle kalmadığını, mülkiyet hakkının kullanımını da güçleştirdiğini ifade eden Akdeniz, yıllar içinde edinilen toprakların bu denli kısıtlanmasının sahada haklı bir rahatsızlık oluşturduğunu ifade etti.

‘VERİMLİ ARAZİLERİMİZİ KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR’

Tarım arazilerinin korunmasına destek verdiklerini vurgulayan Akdeniz, konuya ilişkin yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Tarım ve gıda güvenliği, hem ülkemiz hem de ilimiz için hayati öneme sahiptir. Verimli arazilerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak sahada yaptığımız gözlemler, bazı uygulamaların vatandaşlarımız açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını açıkça göstermektedir. Özellikle seçim bölgem olan Sinanpaşa ve çevresinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında büyük ova koruma alanı ilan edilen arazilerde vatandaşlarımız; kendi mülkleri üzerinde yatırım yapamamakta, ev veya iş yeri kuramamakta ve topraklarını ekonomik anlamda değerlendirmekte önemli engellerle karşılaşmaktadır.

‘TOPRAKLARIN BU DENLİ KISITLANMASI, SAHADA HAKLI BİR RAHATSIZLIK OLUŞTURMAKTADIR’

Bu durum yalnızca arazilerin değerini düşürmekle kalmamakta, aynı zamanda mülkiyet hakkının kullanımını da ciddi şekilde zorlaştırmaktadır. Yıllarca emek verilerek edinilmiş toprakların bu denli kısıtlanması, sahada haklı bir rahatsızlık oluşturmaktadır. Bizler elbette tarım arazilerinin korunmasını destekliyoruz. Ancak bu koruma sağlanırken, arazi sahiplerinin haklarının, beklentilerinin ve ekonomik gerçeklerinin de gözetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle, hem tarımı koruyan hem de vatandaşımızı mağdur etmeyen; hakkaniyetli, dengeli ve uygulanabilir düzenlemelerin hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade ediyor, konunun bu yönüyle yeniden değerlendirilmesini temenni ediyorum.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?