Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7625 0,14%
EURO
55,8578 0,25%
GRAM ALTIN
6.395,56 0,17%
BITCOIN
80.063,00 -0,40%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,40 0,29%
GBP/TRY
66,6126 0,09%
EUR/USD
1,1217 0,13%
BRENT PETROL
110,70 -1,32%
ÇEYREK ALTIN
10.459,49 0,20%

‘HIV ile mücadelede en büyük silah farkındalık’

AFSÜ Konya
HABER MERKEZİ

AFSÜ'den Doç. Dr. Konya, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen HIV’in tedavi edilmediğinde bağışıklık sistemini zamanla çökertip AIDS’e yol açtığını, ancak günümüzde antiretroviral tedavi sayesinde HIV’le yaşayan bireylerin normal bir yaşam sürdürebildiğini vurguladı. HIV’in korunmasız cinsel ilişki ve ortak enjektör kullanımıyla bulaştığını, tokalaşma veya ortak eşya kullanımının risk taşımadığını söyleyen Konya; hastalığın erken dönemde grip benzeri belirtiler verebileceğini, kesin tanının kan testiyle konduğunu ve düzenli test, güvenli cinsel ilişki, PrEP–PEP gibi yöntemlerin etkili korunma sağladığını belirtti.

 Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalından Doç. Dr. Petek Şarlak Konya, insanlık tarihinde kaydedilmiş en yıkıcı sonuçları olan enfeksiyonlardan AIDS hakkında değerlendirmelerde bulundu. Birlemiş Milletler verilerine göre 2024 yılında dünya çapında HIV ile yaşayan tahmini 40,8 milyon kişiden 2,42 milyonu 0-19 yaş arası çocuklar olduğunu, 2024 yılında ger gün yaklaşık 712 çocuğun HIV ile enfekte olduğunu ve yaklaşık 250 çocuğun HIV önleme, bakım ve tedavi hizmetlerine yetersiz erişim nedeniyle AIDS ile ilişkini nedenlerden dolayı hayatını kaybettiğini belirten Doç. Dr Konya, AIDS'i şu şekilde tanımladı:

'TEDAVİ EDİLMEZSE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ZAMAN İÇİNDE ZAYIFLATIR'

HIV (Human Immunodeficiency Virus), bağışıklık sisteminin en önemli hücreleri olan CD4 T-lenfositlerini hedef alan bir virüstür. Tedavi edilmezse bağışıklık sistemini zaman içinde zayıflatır. AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) ise HIV enfeksiyonunun tedavi alınmadığında ilerleyerek bağışıklığın ağır derecede çöktüğü, son evresidir. Günümüzde AIDS ölümcül değil, kronik bir hastalık hâline geldi. AIDS, tedavide yaşanan gelişmeler sayesinde yaşam boyu ilaç kullanımı gerektiren bir hastalıktır. Nitekim günümüzde HIV pozitif bireyler düzenli tedaviyle AIDS evresine ilerlemeden tamamen normal yaşamlarını sürdürebilmektedirler."

'KORUNMASIZ CİNSEL İLİŞKİ EN SIK GÖRÜLEN BULAŞMA YOLLARIDIR'

HIV'in başlıca bulaşma yollarını ve hangi yollardan bulaşmayacağını paylaşan Konya, "HIV tokalaşma, aynı bardağın-tabağın kullanılması, öksürük, sinek ısırığı, sarılma, ortak tuvalet kullanımı gibi yollarla bulaşmaz. Korunmasız cinsel ilişki, ortak enjektör/şırınga kullanımı en sık görülen bulaşma yollarıdır. Hastalık, HIV pozitif anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme sırasında bulaşabilir. Gelişmiş ülkelerde nadir görülmekle birlikte steril olmayan aletlerle yapılan tıbbi/dental işlemler de bulaşa sebep olabilmektedir" şeklinde konuştu.

'HIV ENFEKSİYONU FARKLI DÖNEMLERDE BELİRTİ VEREBİLİR'

HIV enfeksiyonu farklı dönemlerde belirti verebileceğine değinen Konya, HIV'in bulaşmasındaki belirtileri şu şekilde sıraladı: "Bulaştan 2-4 hafta sonra, akut dönemde; grip benzeri şikâyetlerle, yani yüksek ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde büyüme, kas-eklem ağrıları, ciltte döküntü, halsizlik ile kendini belli edebilir. Diğer yandan yıllarca hiçbir belirti de olmayabilir. İlerleyen dönemde ise süreğen halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı, sık enfeksiyonlar, lenf bezlerinde büyüme görülebilir."

'HIV TANISI KAN TESTİYLE KONUR'

HIV’in tanısının kan testiyle konduğunu dile getiren Konya, "Başlıca yöntemler, HIV kombinasyon testi (4. nesil ELISA): HIV antikoru + p24 antijenidir. Bu pozitif çıkarsa doğrulama testi (Western blot / HIV RNA) yapılır. En erken 2 hafta, en güvenilir şekilde 4–6 hafta sonra doğru sonuç verir. Bu hastalık, bağışıklık sisteminin ciddi şekilde zayıflamasıyla ortaya çıkar. Fırsatçı enfeksiyonlar dediğimiz tüberküloz, mantar enfeksiyonları, PCP pnömonisi görülebilir. Uzun süren ateş, keskin kilo kaybı, inatçı ishal, kronik cilt ve ağız enfeksiyonları, belli kanser türleri, kaposi sarkomu, lenfomalar gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı.

'HIV, İLAÇLARLA ÖMÜR BOYU SÜREN BİR TEDAVİ İLE KONTROL ALTINA ALINABİLİR'

AIDS'in tedavi yöntemlerinden de bahseden Doç. Dr. Petek Şarlak Konya, yaptığı değerlendirmenin devamında şunları söyledi: "HIV, antiretroviral tedavi (ART) adı verilen ilaçlarla ömür boyu süren bir tedavi ile kontrol altına alınabilir. Bu tedavi virüsü baskılar, bağışıklığı güçlendirir ve düzenli kullanıldığında kandaki virüs miktarı saptanamaz düzeye inebilir. Öncelikle, tek eşlilik ve güvenli cinsel ilişki önerilir. Düzenli HIV testi yaptırılması, enjektör/şırınga paylaşılmaması gerekir. Kan ve kan ürünlerinin taranmış olması şarttır. HIV pozitif annelerde gebelikte tedavi, bebek için korunma sağlar. Yüksek riskli kişilerde koruyucu ilaç (PrEP) kullanımı ve temas sonrası 72 saat içinde başlaması gereken korunma (PEP) da etkili bir çözüm olabilir."

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?