Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7625 0,14%
EURO
55,8578 0,25%
GRAM ALTIN
6.395,56 0,17%
BITCOIN
80.063,00 -0,40%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,40 0,29%
GBP/TRY
66,6126 0,09%
EUR/USD
1,1217 0,13%
BRENT PETROL
110,70 -1,32%
ÇEYREK ALTIN
10.459,49 0,20%
  • ANASAYFA
  • GÜNDEM
  • Başkan Adayı Dilek: Oda gelirlerini üyelerimizin yararına harcayacağız!

Başkan Adayı Dilek: Oda gelirlerini üyelerimizin yararına harcayacağız!

Hakan Dilek program
HABER MERKEZİ

Afyonkarahisar Madeni Sanatkârlar Esnaf Odası Başkan Adayı Hakan Dilek, seçim öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dilek, esnafın sorunlarını yakından bildiğini, oda gelirlerini üyelerin yararına harcayacağını, dijitalleşme ve çıraklık eğitimi gibi projelerle esnafı destekleyeceğini, makam aracı ve personeli esnaf hizmetine yönlendireceğini ve siyasi yönlendirmeden bağımsız olarak çalışacağını vurguladı. Afyonkarahisar Madeni Sanatkârlar Esnaf Odası Başkan Adayı Hakan Dilek, Afyonşehir’de yayımlanan ve moderatörlüğünü Havva Satılmış’ın üstlendiği ‘Tarafsız Sorulara Net Cevaplar’ programının konuğu oldu. Başkan Adayı Dilek programda, yarın gerçekleştirilecek oda seçimleri öncesi gazeteciler Polat Yılmaz, Ömer Mazi ve Ahmet Sarlık’ın sorularını şeffaflıkla yanıtladı.

ÖMER MAZİ: GEÇEN HAFTA YAPILAN SEÇİMLERDE ÇOK FAZLA GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMIŞTI. BUNUN SEBEPLERİ NEDİR?

Başkan Adayı Dilek, gazetecilerin sorduğu sorulara şu cevapları verdi: “Tabii ki emniyet güçleri tedbir almak zorunda kalacaklar. Bu kadar fazla tedbir alınması hakikaten insanlarda bir gerginlik ve sanki bir kaos varmış gibi bir izlenim yaratıyor. Ben misafir olarak gittiğimde, basının içeri alınmaması gibi durumlar gördük. Orada bir divan var; genel kurulda hazirun imzalar atılır, divan başkanı süreci yönetir. Burada dışarıdan çok fazla karışma olduğu için emniyetin bu konuyla ilgili tedbir alması gerekir.

AHMET SARLIK: BU SEÇİMDE SİYASİ PARTİLER BÖLÜNDÜ MÜ?

Ben bir STK’da kooperatif başkanıyım. Siyasi partilere yakın ve aynı zamanda eşit olmak zorundayım. Hem Cumhurbaşkanı’na yakınım hem de muhalefet partilerine yakınım. Çünkü sonuçta ben hizmeti devletimden alıyorum. Esnaf ve sanatkârlar için herkese eşit olmak zorundayım. Benim siyasi görüşüm var ama bu, bulunduğum kurumu etkileyecek bir şey değil. Böyle bir izlenim yaratanlar karşı gruptan insanlar. Bu işlere girerken siyasi yönlendirme olmaz; bağımsız olmak lazım. Dün sanayiyi dolaşıyorum, kooperatifçilerin problemi vardı. Aradılar, belediye yetkilileri geldi, kaldırım yapıldı. Kötü mü oldu? Ben esnaf ve sanatkâra adayım. Ben herkese eşitim. Hiçbir şekilde de birinin adayı olarak çıkmadım. Ben şimdiye kadar hiçbir siyasi partiye benim için arayın diye demedim.

POLAT YILMAZ: SİZE İLETİLEN TALEPLER NEDİR, SİZ NE GÖRDÜNÜZ?

Esnafın sahipsiz olduğunu gördük. Kiraların, stopajın ne kadar arttığını gördük. Emniyet müdürünün yanındaydım; Afyon merkez nüfusu 200-250 bin civarında, TÜİK’in verdiği rakam ise 300-350 bin. Bu araçların yüzde 10’unu bile tamir edemezsin. Teknolojiye ne kadar ayak uydurulduğu çok önemli. Afyon’un konumuna bakmak lazım; tarihten dini turizme kadar biliyoruz güzel alanların inşa edilmesi lazım. Bir iş yaparken konforuna ve temizliğine bakarım. Esnaf ve sanatkârın eğitimlerle geliştirileceğini düşünüyoruz; çıraklık okulları gibi. Sanayi siteleri dağınık. En büyük sorunlardan biri de 48 metrekarelik dükkânlar. 500 ve 1000 metrekarelik dükkânlar gördük, onlar bile artık yetmiyor.

AHMET SARLIK: ODANIN GELİRİ SADECE ÜYE AİDATI MI?

Evet. Basit usullerden kaynaklı gelirlerimiz var. Bizim yaklaşık 2 bin 100 tane üyemiz var. Hazirunda 1.900 üyemiz oy kullanacak. Her birinin geçtiğimiz yıl 2 bin 100 lira gibi bir aidatı vardı. Yani sadece alınacak üye aidatı 2 bin 100 liradan yıllık 5-6 milyon TL gibi bir gelir var. Tutulmuş olan bir defter var. Ne kötü, 1.000 kişinin 6-6,5 milyon geliri var. Kıymetli evrak gideri dersiniz, ek hizmet dersiniz, bunlar da var. Bazı şeyleri kanun içerisinde almak zorundasın. Burada en büyük olay şu. Bizlerin huzur hakkı. Bu seneki mali bilançoyu gördük. Sadece 2026 yılının 11 aylık tahmini bütçesi 3 milyon 353 bin TL gibi bir rakam. Bunun içerisinde bazı odaların huzur hakkı var. 200-500’e kadar 1 asgari ücret, 500-1.500 arası 2 asgari ücret, 1.500-3.000’e kadar da 3 asgari ücret.

‘BİR ODA BAŞKANININ AYLIĞI 99 BİN LİRA. AMA EĞİTİME HARCANAN PARA 10 BİN TL’

Benim maaşımı devlet veriyor olsa tamam; ama benim esnaf ve sanatkârımın aidat parasından geldiği için camı kırık esnafı gördüm, dükkânda uyuyan esnafı gördüm. Bir hedefim var: Oradaki maaşımı ben almayacağım. Almak zorunda olduğumuz hakkı da birinin ihtiyacı vardır, esnafın kendine ihtiyacı vardır, çocuğunun problemi vardır; bunlara harcamayı düşünüyorum. Hedefimizi ticaret olarak kullanamayız. Benim mesleğim o değil. Bizim babamız kolumuza altın bilezik taktı, biz hizmet etmek için buradayız. Doğru bir uygulama mı bilmiyorum, benim mesleğim değil; bazı oda başkanlarının herhalde mesleği olduğu için burada kendine gelir elde ediyor. Yanlış bir uygulamadır. Oda her işe yarıyor. Oda bugün cenazende olmalı, düğününde olmalı, hastalığında olmalı. Hedefimiz bunların olmasıdır.

POLAT YILMAZ: BİR MAKAM ARACI VAR, PERSONEL VAR. BU KONUDA SEÇİLDİĞİNİZ TAKDİRDE NASIL BİR YOL İZLEYECEKSİNİZ?

Personelimiz şu anda yeterli. Hiçbir personelimizi çıkarma gibi bir duygumuz yok, hepsi benim arkadaşım. Annesini, babasını tanıyorum. Hepsi güvenilir insanlar. Ben bu kadronun içinde çalıştım, 15 yıl bulundum. Hiçbir personele dokunmadan daha iyi hizmetler nasıl yapacağız diye yol izleyeceğiz. Tabii ki makam arabası olmalı ama keşke Mercedes olsa. Ama bizim Mercedeslik bir durumumuz yok. Biz bu makam aracını aldığımız zaman aracı kendimize değil, esnafa hizmet için kullanmamız lazım. Nasip olursa ben geldiğim ilk gün oradaki aracı satıp hizmet aracı alacağız. 9+1 olan, içinde koltukları olan; düğünün varsa düğüne gidecek, ölün varsa ölünü getirecek bir hizmet aracıyla değiştireceğiz. Bana araba lazım olsa 2 bin tane ustam var, ben onlardan isterim. Esnaf ve sanatkârın sorunu, kaygısı olmamalı.

AHMET SARLIK: ODALARIN HABERLEŞEBİLDİĞİ SOSYAL MEDYA GRUPLARI VAR MI?

15 yıl önce ben görev yaptığımda Facebook yeni çıkmıştı. Bizim kurduğumuz ve almış olduğumuz bir Facebook var. Ben orada yokum. Üyesiyim ama yokum. 10 bin 907 resmi hazirun üyemiz var. Orada bir ben yokum. 4 bin 500 kişilik grup var. Karşı tarafın dayısı, amcası var, biz yokuz. Biz mevcut olarak geldiğimizde dijitalleşme dediğimiz konuda onu yapacağız. Atıyorum; 10001 ile başlayan tamirci, 2002 ile başlayan sıhhi tesisatçı, 3000 ile başlayan kaportacı olacak. En azından 3’e bastığında görebileceğin bir Ahmet Usta olacak. Dijital oda çalışma sistemimiz bu işe de yarayacak. Sosyal medyalarımızda kendilerinin gizli görebileceği duyurularımız da olacak. Atıyorum bir mail adresi verilebilir.

ÖMER MAZİ: SANAYİDE BİR TAMİRCİ ÇIRAĞI ‘BEN TATİLE GİTMEK İSTİYORUM, BÜTÇEM DE KISITLI’ DEDİĞİNDE NE YAPACAK?”

Sadece tatil düşünmezsek, insanların hastası da var. Ankara’da bazı sendikaların ya da kurumların belediye işi veya resmî kurumlar için diyaloglar kullanarak kolaylaştırmak lazım. Bizim Medya-İş Sendikası var, adamın 12 tane yeri var ama gittiğin zaman yer bulamazsın. Bunlarla ilgili bazı yerlerle anlaşıp göndermeyi hedefliyoruz. Biz otel kuramayız çünkü bizim bütçemiz yok. Ama Belediye-İş Sendikası olur, Devlet Su İşleri Sendikası olur, bunlarla ilgili anlaşmalar yapılır. Tabii ki çocuğumuzun denizi görmeye ihtiyacı var, tabii ki İstanbul’u görmeye ihtiyacı var. Gerekirse finansını biz sağlarız, gitmek isteyen varsa problem yaşatmayız.

AHMET SARLIK: TOPLU ŞİRKETLERLE ANLAŞMA YAPARAK ESNAFLARA DAHA UYGUNA ENERJİ SAĞLANABİLİR Mİ?

Biz modern sanayide dükkân yaparken güneşin doğuşuna ve batışına göre dükkân çatılarını inşa ettik. Burada zaten GES projelerimiz var. Bizim hedefimiz bir anonim ortaklık kurarak esnaf ve sanatkâra hem ticari kaygı olmadan kâr elde edip hem de kendilerine gelir elde ettirmek için ucuz maliyetler için çalışma yapmak. Yakıt problemimiz var, enerji maliyetimiz var. Nasip olursa zaten güneş enerjisiyle ilgili çalışmalarımız olacak ama daha önceki dönemlerde 5-10 yıllık bazı yerler alındığı için boş yer yok. Boş yer olmadığı için şu anda müracaat edilmiyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza iki kere mektup verdim. Onunla ilgili trafoları çektiğimiz dönemde sıkıntıları giderdik.

ÖMER MAZİ: 3 ADAYLI BİR SEÇİMDE AFYON ESNAFI NEDEN HAKAN DİLEK’E OY VERSİN?

Biz vizyonumuzu ve misyonumuzu ortaya koyduk. Yaptıklarımızı söyledik, yapacaklarımızı da söyledik. Gelişimimizden bahsettik. İşimizin esnafımızın gelişimi olduğunu söyledik. Ticari kaygımız olmadığını söyledik. Afyonkarahisar’a vefa borcumuz var. Ben sanayide herkesin ekmeğini, suyunu içtim. Küçük esnaf olmadan büyük esnaf olmaz. Bugün Gaziantep’e bakıyorsunuz, ne kadar büyüdü. İçerisinde 10’a yakın sanayi alanı, organize bölgeler var. Afyonkarahisar’ın da bunlar için tercih edilmesini istiyoruz. Afyon’un gıdası var, termali var, mermeri var. Ama dükkânlara bakıyorsunuz, sucukçunun yanında mermerci var. İmar çalışmaları ileriye dönük yapılmalı. Yönetimin vizyonu ve misyonu olmalı. Kurumlarla diyalog içinde olunmalı. Valiyle, belediyeyle, milletvekilleriyle iletişim içerisinde olacağız. Kamu menfaatine çalışıyoruz. İnşallah bunların bir dahaki dönemde olacağını düşünüyoruz.

AHMET SAVRIK: SEÇİLİRSENİZ DİĞER İKİ ADAYLA BİRLİKTE ORTAK BİR HAVUZ OLUŞTURUR MUSUNUZ?

Ben onların ortaya koyduğu bir proje duymadım. Esnaf da duymadı. El sıkışmadan başka bir şey yok. Projeleri varsa biz seçilirsek alalım, biz seçilmezsek bizim projelerimizi onlar alsın. Açık yüreklilikle söylüyorum; benim Afyon esnafına vefa borcum var. Bugün ne kadar malım, mülküm, itibarım varsa sanayi sitesindeki esnaflardan kazandım. Dolaştığımızda çok pırıl pırıl çocuklar var. Ben her zaman esnafın içindeyim. Hepsi bizim babamız, amcamız, çırağımız. Biz esnaftan kopmadık. Sanayide olduğumuz için hep bu işlerle uğraştık. Tekrar esnaf ziyaretlerimiz, gecelerimiz olacak. Oturacağız, kalkacağız, dertleriyle ortak olacağız.

POLAT YILMAZ: BİR AVUKATLIK HİZMETİNDEN BAHSEDİYORSUNUZ. BU KONUDA NELER SÖYLERSİNİZ?

Geçtiğimiz zamanlarda bir esnafımız avukatla problem yaşadı. Adamı 20-22 gün içeride tuttular. Mevcut yönetimin avukatı gidip esnafımızı savunmak için dilekçe vermedi. Biz bunu daha sonra öğrendik ve Baro Başkanına gittik. Sonra ‘düzelteceğiz’ dediler ve iyice rezil etmeye çalıştılar. En sonunda öğrendik ki çocuğa bir dilekçe verilse konu çözüme kavuşuyormuş. En sonunda ‘Eğer siz bunu yapmazsanız ben İstanbul’dan avukat tutacağım’ dedim.

POLAT YILMAZ: ODA OLARAK BİR REHBERLİK BİRİMİ OLACAK MI?

Biz AR-GE ve inovasyon diyoruz. Kalkınma ajanslarıyla yapılacak işlerimiz var. Esnaf ve sanatkâr bunu İscehisar’da yapıyor. Bir işletme açarken esnaf odaya geldiğinde ‘Kardeşim sen bir KOSGEB’e müracaat et, KOSGEB zaten sana destek veriyor’ deriz. Bu fonlardaki paralar Avrupa Birliği’ne verdiğimiz paralardan geliyor. AR-GE ve inovasyonda danışmanlık hizmetlerimiz de var. Esnafın bize gelip sorması çok önemli. Finansal danışma kadrom da var. Bununla ilgili Harran Üniversitesi’nde daha önce Afyon’da görev yapmış bir hocamız var. Çok güzel projeler yapmış. O yüzden yedi yirmi dört kapımız açık. Benim telefonum hiç kapanmadı.

AHMET SARLIK: ARA ELEMAN NASIL YETİŞECEK?

Öğretmen bu çocuk ne iş yapabilir, bunu bilmeli. Bizim dönemimizde hepimiz çıraklık yaptık. Şimdi çocuklar devlet desteği alıyor. Meslek okulları işlevini kaybetti. Eğitim ailede başlar. Herkesin çocuğu doktor olursa bu mesleği kim yapacak?

POLAT YILMAZ: ESNAFLARA MESAJINIZ NEDİR?

Esnaflar kendilerini temsil edecek kişiyi özgür iradeleriyle seçsin. Fanatiklik yapmıyoruz. Hangi oda başkanı onlara yakınsa onu desteklesinler. Kimsenin iradesine ipotek koyulmasın.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?