Sandıklı Gün FM 99.9

Yükleniyor...
CANLI RADYO
Canlı Yayın Kutusu

CANLI YAYIN

BIST 100
11.116,99 -0,92%
DOLAR
49,7476 0,11%
EURO
55,8158 0,18%
GRAM ALTIN
6.386,12 0,02%
BITCOIN
80.369,00 -0,02%
FAİZ
39,83 0,53%
GÜMÜŞ GRAM
86,17 0,02%
GBP/TRY
66,5519 0,00%
EUR/USD
1,1211 0,08%
BRENT PETROL
110,66 -1,34%
ÇEYREK ALTIN
10.441,31 0,02%

‘Bağışlanan her organ yeni bir hayattır’

Organ bağışı Haftası programı
HABER MERKEZİ

Nil Akyol ile Gündem Özel programında bu hafta, 3-9 Kasım Organ Bağışı ve Nakil Haftası kapsamında toplumda organ bağışına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Programa Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden (AFSÜ)  Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü Prof. Dr. Tuba Berra Sarıtaş, Organ Nakil Koordinatörleri Hemşire Gülsüm Emirik ve Hemşire Merve Emine Akdağ konuk olarak katıldı.

Program boyunca organ bağışı süreci, nakil öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken noktalar, dini ve etik yönleriyle detaylı biçimde ele alındı. Programda konuşan Prof. Dr. Tuba Berra Sarıtaş, Türkiye’de organ bağışı oranlarının istenilen seviyede olmadığını belirterek farkındalık eksikliğine dikkat çekti. Sarıtaş, “Canlıdan canlıya yapılan nakillerde dünyada oldukça iyi durumdayız. Ancak beyin ölümü sonrası kadavradan bağış oranlarında Avrupa’nın oldukça gerisindeyiz. Milyon kişi başına düşen bağış sayısı Türkiye’de 6-8 civarında, Avrupa’da 20’nin, İspanya’da ise 48’in üzerindedir” ifadelerini kullandı.

‘DİNİ KAYGILAR EN BÜYÜK ENGEL, OYSA ORGAN BAĞIŞI CAİZDİR’

Programın konuklarından Organ Nakil Koordinatörü Hemşire Gülsüm Emirik, halkın organ bağışına dair en büyük çekincelerinden birinin dini inançlar olduğunu ifade ederek, “Diyanet İşleri Başkanlığı 1980 yılında aldığı kararla organ bağışının caiz olduğunu açıkça bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Maide Suresi 32. ayette ‘Kim bir insana hayat verirse, tüm insanlara hayat vermiş gibi olur’ buyrulmaktadır.” Emirik, toplumda organ bağışıyla ilgili yanlış bilgilerin sıkça dolaştığını, özellikle organların satılacağına veya kötüye kullanılacağına dair asılsız söylentilerin halkı tedirgin ettiğini belirtti. “Türkiye’de organ bağışı sistemi tamamen Sağlık Bakanlığı ve Ulusal Koordinasyon Merkezi tarafından yönetilir. Organ satışı ya da usulsüzlük kesinlikle söz konusu olamaz. Tüm süreç şeffaf, kayıt altına alınmış ve etik kurallara uygun yürütülür” dedi.

“BİR KAYIP, BİR BAŞKASI İÇİN YENİ BİR HAYAT DEMEKTİR”

Hemşire Merve Emine Akdağ, beyin ölümü gerçekleşmiş bireylerden organ bağışı sürecini anlatarak konunun tıbbi yönünü detaylandırdı: “Beyin ölümü tıbben ve hukuken ölümdür. Hasta bu noktadan sonra yaşam fonksiyonlarını geri kazanamaz. Aile onay verdiğinde, organlar uygun alıcılara nakledilmek üzere Ulusal Koordinasyon Merkezi tarafından planlanır.” Akdağ, organ bağışının yalnızca bir hayat kurtarmakla kalmadığını, bağışçının yakınları için de anlamlı bir miras olduğunu söyledi: “Sevdiklerini kaybeden aileler, organ bağışı sayesinde başkalarının hayatına dokunabildiklerini bilerek teselli buluyorlar. Her bağış, bir umut hikâyesidir.” “Nakil sonrası hastalar bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanıyor. Bu ilaçlar organ reddini önlese de enfeksiyon riskini artırıyor. Dolayısıyla hemşirelerin düzenli takibi ve hasta eğitimi hayati önem taşıyor.”

‘BİR ORGAN SEKİZ KİŞİYE UMUT OLABİLİR’

Programda konuşan Hemşire Gülsüm Emirik, bir kişinin organ ve doku bağışıyla sekiz kişiye kadar yaşam verebileceğini hatırlatarak,  “Bir organ bağışı sadece bir kişiye değil, birçok insana hayat olur. Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak gibi organların yanı sıra kornea, kemik iliği ve kalp kapağı da bağışlanabilir.” Emirik, toplumda yaygınlaşan yanlış inanışları düzeltmek için özellikle sağlık çalışanlarına, medya mensuplarına ve sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düştüğünü söyledi.

E-NABIZ ÜZERİNDEN KOLAY BAĞIŞ DÖNEMİ

Hemşire Merve Emine Akdağ, organ bağışının artık dijital ortamda da yapılabildiğini belirterek yeni uygulamayı anlattı: “Vatandaşlarımız e-Nabız üzerinden organ bağışı formunu doldurabiliyor. Sistem, kimlik doğrulamasıyla çalışıyor ve veriler doğrudan Sağlık Bakanlığı’nın kayıtlarına işleniyor. Ayrıca hafta boyunca hastanelerde ve şehir merkezlerinde kurulan stantlarda da bağış yapılabiliyor.” Bu sistemle birlikte süreç hem daha güvenli hem de kolay hale geldi. Akdağ, “Bağış yapmak isteyenler için artık hastaneye gitmeye gerek yok. Dijital dönüşüm, farkındalık ve erişim açısından önemli bir adım.” dedi.

AİLE ONAYI HÂLÂ EN KRİTİK ADIM

Prof. Dr. Tuba Berra Sarıtaş, organ bağışında aile onayının yasal zorunluluk olduğunu hatırlatarak, “Kişi hayattayken bağışçı olsa dahi beyin ölümü sonrası mutlaka birinci derece yakınlarının onayı gerekir. Aile izin vermezse organlar alınamaz” dedi Bu nedenle, bağış yapmak isteyen kişilerin aileleriyle bu konuyu önceden konuşmalarının süreci kolaylaştıracağını vurguladı.

‘BUGÜN BİZİM OLMAYABİLİR AMA YARIN OLABİLİR’

Programın sonunda konuklar, toplumda organ bağışına yönelik farkındalığın artması için çağrıda bulunarak,  “Bugün organ beklemiyor olabilirsiniz ama bir gün siz ya da yakınlarınız bu sıraya girebilir. Bir insana verebileceğiniz en büyük hediye, sizden sonra işe yaramayacak organlarınızı bağışlamaktır.” Nil Akyol ile Gündem Özel programı, “Bağışlanan her organ yeni bir hayattır, organ bağışı yaparak başka yaşamların umudu olalım.” mesajıyla sona erdi.

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?