CANLI YAYIN

BIST 100
14.644,70 0,32%
DOLAR
45,5492 0,26%
EURO
53,1166 0,07%
GRAM ALTIN
6.754,97 -0,57%
FAİZ
42,37 -0,28%
GÜMÜŞ GRAM
118,92 -2,50%
BITCOIN
81.278,00 -0,14%
GBP/TRY
60,9912 -0,06%
EUR/USD
1,1649 -0,17%
BRENT
107,15 1,35%
ÇEYREK ALTIN
11.044,37 -0,57%
  • ANASAYFA
  • SİYASET
  • ‘Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi, aileyi ve çocukları koruyan güçlü bir sosyal devlet adımıdır’

‘Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi, aileyi ve çocukları koruyan güçlü bir sosyal devlet adımıdır’

Taytak
HABER MERKEZİ

 

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi’nin ikinci bölümü üzerine MHP Grubu adına yaptığı konuşmada, düzenlemenin sosyal devlet anlayışını güçlendiren kapsamlı bir reform niteliği taşıdığını ifade etti. Taytak, sosyal hizmetlere ilişkin düzenlemelerin yalnızca hukuki bir değişiklik olmadığını vurguladı. Türk devlet geleneğinde sosyal adaletin bir lütuf değil sorumluluk olduğunu belirten Taytak, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan devlet anlayışında vatandaşın her zaman korunup gözetildiğini ifade etti. Yeni düzenlemenin bu tarihi anlayışın günümüzdeki yansıması olduğunu dile getirdi. Teklifin en önemli başlıklarından birinin çocukların korunmasına yönelik maddeler olduğunu belirten Taytak, insan ticareti, cinsel istismar ve uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş kişilerin çocukların bulunduğu eğitim ve sosyal alanlarda görev yapmasının engelleneceğini söyledi.

‘SOSYAL DEVLETİN TEMELİ İNSAN ONURU VE ADALETTİR’

Aile yapısının güçlendirilmesine yönelik düzenlemelere de değinen Taytak, doğum sonrası izin sürelerinin artırıldığını, babalık izinlerinde iyileştirmeler yapıldığını ve koruyucu ailelere yönelik hakların güçlendirildiğini belirtti. Taytak, düzenlemenin kadınların çalışma hayatı ile aile yaşamı arasında denge kurmayı hedeflediğini kaydetti. Konuşmasında dijital güvenlik düzenlemelerine de dikkat çeken Taytak, çocukların internet ortamındaki risklerden korunmasının teklifin en kritik başlıklarından biri olduğunu söyledi. 15 yaş altı çocukların dijital platformlarda korunmasına yönelik yeni sınırlamalar getirildiğini, ailelere ise kontrol ve denetim imkânı sağlandığını kaydetti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını hatırlatan Taytak, sosyal devletin temelinin insan onuru ve adalet olduğunun altını çizdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda aile kurumunun güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Taytak, düzenlemenin toplumsal huzur ve sosyal bütünleşmeye katkı sağlayacağını vurguladı.

‘TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE SOSYAL ADALET BİR LÜTUF DEĞİL, BİR SORUMLULUKTUR’

MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, Sosyal Hizmetler Kanunu Teklifi'nin 2. bölümü üzerine partisi adına yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Sosyal Hizmetler Kanunu üzerinde konuşurken aslında hayatın tam merkezine, en saf, en kırılgan noktasına dokunuyoruz. Bu kanun değişikliği sadece hukuki meselelerden ibaret değildir, bu satırların arasında evladına sarılamayan bir babanın sızısı, ekranları başında sessizce kaybolan bir neslin istikbali ve hayatının son deminde bir sıcak el bekleyen büyüklerimizin beklentisi vardır. Türk devlet geleneğinde sosyal adalet bir lütuf değil, bir sorumluluktur. Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan cumhuriyete uzanan bu köklü anlayış, vatandaşını koruyup gözetmesi gereken bir emanet olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi bu kadim geleneğin 2026 yılındaki tezahürüdür.

‘BİZİM EN BÜYÜK ÖDEVİMİZ ÇOCUKLARIMIZA GÜVENLİ BİR GELECEK BIRAKMAKTIR’

Devlet, yaşlısını yalnız bırakmayan, engellisi bir engele takıldığında yanında olan, anne doğum yaptığında aileye çatı olan kutsal bir iradedir. Bu teklifin bizce en önemli maddeleri geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı koruyan maddelerdir. Bu teklifte artık bir okulda, bir yurtta, bir serviste, bir kreşte, bir oyunevinde, bir internet kafede; kısacası çocuklarımızın çoğunlukta olduğu alanlarda insan ticaretinden, cinsel istismardan, uyuşturucudan hüküm giymiş kişiler artık çalışamayacak ve bu faaliyet alanını işletemeyeceklerdir. Çocuklarımıza zarar vermek isteyen her türlü karanlık niyetlerin suratına çelikten bir duvar örüyoruz. Eğer biz bugün yavrularımızın saçının teline zarar gelmesin diye bu setleri çekebiliyorsak, bu iradeyi kanunlaştırabiliyorsak işte o zaman, milletin bize verdiği emanetin, milletvekilliği sıfatının hakkını vermiş oluyoruz çünkü bizim en büyük ödevimiz çocuklarımıza sadece bir ülke değil, güvenli bir gelecek bırakmaktır.

‘BU KONU YALNIZCA BİR KANUN TEKLİFİ DEĞİL, TOPLUM VE AİLE MESELESİDİR’

Milliyetçi Hareket Partisi olarak aileyi bir siyasi sorun olarak değil, medeniyetimizin çimentosu olarak görüyoruz. Bu kanun teklifi, çalışan annelerimizin üzerindeki izin problemini kaldırıyor, doğum sonrası iznini sekiz haftadan on altı haftaya çıkarıyor. Bir anneyi rızkı ile evladının kokusu arasında, mesai ile bebeğinin uykusu arasında bırakmıyoruz, anaların hakkını teslim ediyoruz. O anne evladını rahatça büyütebilecek ki bu vatan, bu millet, bu devlet sağlam nesiller üzerinde yükselsin. Bu konu yalnızca bir kanun teklifi değil, toplum ve aile meselesidir. Bu yüzden, babalarımızın izin süresi işçisinden memuruna ayırım gözetilmeksizin uzatılmıştır. Ayrıca, koruyucu ailelerle ilgili yapılan düzenlemelerle, sevgiyle büyüttükleri her biri evladınız için gösterdikleri emek ve özveri karşılıksız kalmamıştır. Milletimizin vicdanını ve merhametini en güçlü şekilde yansıtan bu fedakâr yuvalarımız unutulmamıştır. Güçlü kadın, güçlü aile ve nihayetinde güçlü Türkiye idealine de Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak bir tuğla daha koyuyoruz.

‘ÇOCUKLARIMIZ KORUNMASI GEREKEN EN KUTSAL HAZİNELERDİR’

Bu kanun teklifinin en hayati noktasına, tabiri caizse, geleceğimizi, evlatlarımızı dijital dünyanın dipsiz kuyularından çekip çıkaran bu 22'nci maddesine değinmek istiyorum. Hepimiz biliyoruz ki bugün anne ve babaların en büyük endişesi evlatlarının elindeki o küçük ekranların içerisindeki tehlikelerdir. Çocuklarımız dijital bir okyanusta maalesef pusulasız ve savunmasız bir şekilde başka dünyalara çekilebiliyorlar. İşte, bu kanun teklifiyle çocuklarımızı siber zorbalıktan, zararlı içeriklerden ve o dipsiz kuyulardan koruyacak huzurlu bir liman inşa ediyoruz. Çocuklarımız korunması gereken en kutsal hazinelerdir. Bu yüzden 15 yaşından küçük yavrularımızı bu platformların karmaşasından uzak tutuyor, 15 yaşını doldurmuş gençlerimizi ise onlara özel ve filtrelenmiş güvenli bir dijital dünya mecburiyeti getiriyoruz. İstiyoruz ki evlatlarımız internette girdiğinde karşısında kurgulanmış tuzaklar değil onları geliştirecek içerikler çıksın. Burada en büyük güç ailelerimize veriliyor. Artık anne ve babalar "Çocuğum internette ne yapıyor?" diye uykusuz kalmayacak. Bu kanun teklifiyle ekran süresini sınırlama, harcamaları kontrol etme ve hesap ayarlarını yönetme yetkisini doğrudan anne ve babaya teslim ediyor, kısacası teknolojiyi ailenin emrine veriyor, kontrolü eve çeviriyoruz.

‘TÜRK AİLE YAPISININ YENİDEN GÜÇLENİP TESİS EDİLDİĞİ BİR DÖNEME İNŞALLAH HEP BİRLİKTE KAVUŞACAĞIZ’

Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin her daim vurguladığı gibi, insanı yaşatmak devleti yaşatmanın ön şartı, varlık gayesi ve ahlaki mecburiyetidir. Türk milleti bir bütündür; acıda bir, kıvançta bir, kaderde birdir. Birimizin ayağına taş değse hepimizin canı yanar; bir hanede tencere kaynamıyorsa, bir yetkimin gözü yaşlıysa, bir engelli kardeşimiz hayatının dışına itilmişse orada millî huzurdan bahsetmek imkânsızdır. Bizim milliyetçiliğimizin özünde insan sevgisi, temelinde ise adalet vardır. Türkiye Yüzyılı'nın eşiğinde Lider Ülke Türkiye hedefine doğru yürürken toplumsal barışın ve huzurun anahtarı sosyal adalettir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2024 yılında Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin himayelerinde düzenlemiş olduğumuz Aile Kurumu Çalıştayı'nda aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi temel gündem maddesi olarak ele alınmıştır. Bu adımların hedefe ulaştığını görmek ise asıl gayemizdir. Düzenleme hayata geçtiğinde uzun süredir toplumun kanayan yarası olan ve bizleri umutsuzluğa sürükleyen o günlerin geride kaldığı, Türk aile yapısının yeniden güçlenip tesis edildiği bir döneme inşallah hep birlikte kavuşacağımız düşüncesiyle sözlerime son verirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi'ye ve ilgili kurumlara teşekkür ediyorum.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?